avocado oil

Avokado Yağı ve Faydaları

Avokado meyvesinden soğuk presleme yoluyla elde edilen yağdır. Yüksek yağ içeriği nedeniyle bitkisel tereyağı olarak da bilinir.
Milattan önce 5000 gibi tarihlerde Aztekler, İnkalar, Mayalar avakado meyvesinin posasını yüz maskesi olarak kullanmışlar. Yine böcek ısırıkları ve cilt tahrişleri tedavi etmek, ishali hafifletmek bağırsak solucanları ve parazitleri önlemek, sağlıklı saç büyümesi için de avokadoyu kullanmışlardır.

Avokado Yağı Ne İşe Yarar?

  • Avokado yağı cilt için kullanımı:

Vitamin açısından çok zengin olan avokado yağı yaşlanan, hassas, tahriş olmuş ciltler için iyi bir seçim olabilir.
Kırışıklıkların görünümünü azaltır, cildi sıkılaştırır, istenmeyen lekelerin görünümünü azaltır.

Cildimiz kötü şeylerden korumak iyi şeyleri içinde tutmak için tasarlanmış bir koruma katmanıdır.Bununla birlikte bazı yağlar bize Optimum nemlendirme ve beslenme sağlar ve cildimiz onları emmekten mutluluk duyar. Oleik asit cildimizin besinleri karşılaması için kapıları açmasına yardımcı olan şeydir ve çoğu ya yüzde 15’e kadar oleik asit içerirken avokado içinde 100’de 63 lerden yüzde 80’lere kadar bulunur.

Yüksek oleik asit seviyeleri nedeniyle avakado zengin içerikli bir taşıyıcı yağdır. Bu avokado yağını diğer uçucu yağlarla birleştirdiğimizde bu yağlardan gelen besinler avokado yağının açtığı kapı ile cilt tarafından etkili bir şekilde emilebilir.
Avokado yağ asitleri E vitamini açısından son derece zengin olduğundan onu çok iyi bir nemlendirici yapar. Kuru pul pul ciltleri yatıştırır, cilt enflamasyonu azaltmaya yardımcı olabilir.
E vitamini, Omega 3 yağ asitleri antimikrobiyal bir bariyer oluşturarak cildi korur daha yeni, daha sıkı bir cildin oluşmasına yardımcı olur. Hasarlı dokunun görünümünü onarır ve iyileştirir.
Avokado yanında bulunan D Vitamini ve Beta Karoten güneşten yanmış cildi sakinleştirebilir.
E vitamini potasyum lesitin ve Omega yağ asitleri cildin beslenmesine katkıda bulunur cildin elastikiyetini korumaya yardımcı olur.
Güçlü antioksidan özellikleri nedeniyle avokado yağı cildin erken yaşlanmasına önlemek için mükemmeldir.
Güneş hasarı hücrelerin DNA’sında değişikliklere neden olur ve cilt elastikliğini kaybetmeye başlar. Bu erken yaşlanma, ciltte sarkma, kırışıklıklar,ince çizgiler, kahverengi lekeler ve cilt üzerindeki diğer zararlı etkilere yol açar.
Güçlü antioksidanlar deri hücrelerine nüfuz ederek ve serbest radikal zincirlerini parçalayarak bunu önleyebilir. Ayrıca avokado içeriğindeki C Vitamini, cildin iyileşme sürecine yardımcı olacak, hasarı onaracak, cildin daha genç ve taze görünmesini sağlayacak olan kolajen üretimini artırmada aktif bir role sahiptir.
Avokado yağında bulunan karotenoidler cildin ışığa bağlı özellikle ultraviyole güneş ışınlarına karşı korunmasına yardımcı olabilir.
Avokado yağının içerisindeki %10 linoleik asit anti-enflamatuardır ve derideki kızarıklığı ve tahrişe hafifletmeye yardımcı olur. Makyajı çıkarmak için kullanılabilir, kalan yağ kaz ayaklarını azaltmaya yardımcı olacaktır.
Avokado yağının komedojenik derecesi 3’tür Bu nedenle akneye eğilimli ciltler dikkatli kullanmalıdır.

  • Avokado yağı saç için kullanımı:

Saçta kullanıldığında saç tellerini beslerken, nemlendirirken aynı zamanda güçlendirir ve yumuşatır.Kuru saç derisini ve kırılgan saç köklerini nemlendirir.

Avokado yağı Hindistan cevizi yağı ile karıştırılarak saç için besleyici bir maske hazırlayabilir. Kafa derisine masaj yaparak uygulayabilirsiniz.

uçucu yağ

Uçucu Yağların Dahili Kullanımı

Dahili kullanım, bitkisel bir kapsül veya yumuşak jel içerisinde uçucu yağların tüketilmesini içerir. Sindirim sistemi üzerinden sistemik dolaşıma emilirler. Genellikle en güçlü uygulama yöntemi olarak kabul edilen, uçucu yağların iç kullanımı vücuda güçlü etkiler sunar.

Bu aynı zamanda en tartışmalı uygulama şeklidir ve son yıllarda uçucu yağ topluluğu genelinde birçok tartışmaya yol açmaktadır. Uçucu yağların iç kullanımını çevreleyen karışıklık büyük ölçüde farkındalık eksikliğine dayanmaktadır. Bununla birlikte, yıllarca süren ve devam eden araştırmalar, iç kullanımın güvenli ve derinden etkili bir uygulama yöntemi olduğunu bulmuştur.

Uçucu yağlar zaten diyetinizin normal bir parçasıdır ve insan vücudu onları güvenli bir şekilde metabolize etmek için donanımlıdır. Yulaf ezmesi üzerine tarçın serptiğinizde, bir bardak nane çayı yudumladığınızda veya makarna sosunuza taze kekik eklediğinizde, aslında bitkide doğal olarak bulunan az miktarda uçucu bileşikler tüketirsiniz. Uçucu yağlar bitkilere aroma ve lezzet verir. Konsantre olduğunda, uçucu yağlar daha güçlü ve hedefli destek için iç takviye olarak kullanılabilir.

Bugün, birçok esansiyel yağ, ABD Gıda ve İlaç İdaresi’nin (FDA) Genel Olarak Güvenli Olarak Tanınan (GRAS) listesinde bulunur. Bu listede bulunan her maddenin iyi belgelenmiş bir iç güvenlik geçmişi vardır. Uçucu yağların lezzetlendirmenin çok ötesine uzanan sağlık uygulamaları olmasına rağmen, bu liste uçucu yağların dahili kullanımına uygulanabilecek bir güvenlik çerçevesi oluşturur.

Bazı insanlar uçucu yağ tüketirken mukoza zarlarına zarar verme endişelerini dile getirir. Bilimsel inceleme altında bakıldığında bu korku temelsizdir.

Esansiyel yağların dahili kullanımı, uygun şekilde kullanıldığında mükemmel bir şekilde güvenlidir.

uçucu yağ

Uçucu Yağların Kullanımı

Uçucu Yağları Hangi Alanlarda Kullanılabilir?

Aromaterapi, son yıllarda oldukça yaygın hale gelen ve kabul gören bir tedavi şekli olmaktadır. Uçucu yağlar bu alanda epey kullanılmaktadır. Uçucu yağları kullanmanın en sık yolu masajdır, ancak uçucu yağlar başka yollarla da kullanılabilir.

Uçucu yağları kullanmanın üç ana şekli vardır: topikal uygulama, difüzörler yoluyla soluma veya oral kullanım.

Topikal uygulamalar çoğunlukla kas ağrıları ve cilt gençleştirme için destek olarak kullanılır. Topikal olarak kullanıldığı için uçucu yağlar çoğunlukla badem, fındık, zeytin veya başka bir “yağ asidi” gibi taşıyıcı yağda seyreltilir.

Soluma, koku alma duyu organları doğrudan beynin duygusal merkezlerine bağlı olduğundan, yağların psikolojik etkileri için yaygın olarak kullanılır. Soluma genellikle diğer solunum rahatsızlıkları ile birlikte sinüs ve bronş tıkanıklığı için de kullanılır.

Bazı durumlarda, yutma yani oral kullanım reçete edilir. Nane yağı kapsüllerinin, bağırsaklarda yetişen yaygın bakteriyel sonucu meydana gelen irritabl bağırsak sendromunun semptomları üzerine yapılan bilimsel çalışmalarda etkili olduğu gösterilmiştir.

Uçucu yağların kanıtlanmış etkinliğinin listesi büyümeye devam etmektedir. Kendinizi eğitmeniz için birçok iyi metin ve bu alanda giderek artan profesyonel uygulayıcı var.

Elektrikli Difüzör

Bu dağıtıcılar temel yağları dağıtmak için en etkili yoldur. Akciğer, kan ve beyni etkileyen hastalıkların yanı sıra duygusal ve zihinsel sağlık için önerilir. Bir nebulize edici difüzör, yağları ince bir buhara dönüştürebilir, bu da aromanın solunmasını kolaylaştırır.

Buhar Soluma

Buhar soluma yaygın olarak soğuk algınlığı ve grip gibi solunum yolu hastalıklarının tedavisi ile ilişkilidir. Bir kase sıcak suya yaklaşık 10 damla okaliptüs, nane veya çam esansiyel yağı ekleyin, daha sonra kasenin üzerine eğilin ve nefes alın. Bu işlem esnasında başınızı on dakika boyunca bir havluyla örtün.

Sprey

Evinizdeki veya ofisinizdeki havayı hızlı bir şekilde arındırmak istiyorsanız, aromaterapi hava spreyi yapabilirsiniz. Bunu yapmak için, önce bir sprey şişesini suyla doldurun. Ardından istediğiniz esansiyel yağı 5-10 damla ekleyin. İyice çalkalayın ve odanın etrafına gerektiği kadar püskürtün. Her sıkmadan önce iyice çalkalamayı unutmayın!

Aromatik Banyo

Banyo yapmak zevkli ve son derece dinlendirici bir deneyim olabilir. Banyo suyunuza uçucu yağlar eklemek ise faydaları on kat artırabilir. Banyo suyuna altı damla uçucu yağ (veya karışım) ekleyerek başlayın. Uçucu yağlar odayı hoş kokularla doldururken, cilt gözeneklerine girer ve yorgun kasları gevşetir.

Masaj

Masajda kullanılan uçucu yağlar genellikle taşıyıcı yağlarla seyreltilir. Bunu yaparken, yağlar cilt tarafından emilir ve vücudunuzun, kanın ve interstisyel sıvının dokularına nüfuz eder. Bu kokulu yağ karışımlarını yorgun kaslara uygulamak, rahatlamak ve gevşemek için en zevkli yollardan biridir.

Aromaterapi Mumları

Mumlar atmosferi kurmaya ve birçok durumda ambiyansı iyileştirmeye yardımcı olmak için kullanılabilir. Vücudunuza ve duygularınıza olumlu bir etki sağladığı için evinizin veya ofisinizin herhangi bir odasında kullanılabilirler. Buradaki anahtar kelime, uyandırmak istediğiniz duygu veya duyuya uygun kokuyu seçmektir.

Uçucu Yağların Saklanması

Uçucu yağların raf ömrü karmaşık bir sorudur, çünkü her yağın farklı bir raf ömrü vardır ve bunların çoğu yağların nasıl depolandığına bağlıdır. Bazı şirketler yağlarının raf ömrüne sahip olmadığını iddia ediyor ama bu kesin bir bilgi değil.

Uçucu Yağların Raf Ömrü

Uçucu yağlar, zamanla tazelik hissini kaybedebilirler ve daha az canlı kokabilirler. Ancak bu, terapötik değerlerini kaybettikleri anlamına gelmez. Örneğin, uygun şekilde saklanmazsa, en hızlı bozulan yağlar, soğuk preslenmiş narenciye yağlarıdır: Greyfurt, Limon, Portakal, Bergamot ve Mandarin.

Bunun nedeni, hiç ısıtılmadan doğrudan meyveden bastırılmalarıdır – bu nedenle tüm uçucu yağların en doğal olanlarıdır. Bu yağların açıldıktan sonra altı aydan bir yıla kadar raf ömrü olduğu düşünülür, ancak bu sadece aromalarındaki tazeliğin bir kısmını kaybettikleri anlamına gelir, bozulduklarının değil!

Birkaç yağın, eğer uygun bir şekilde depolanmazlarsa, cilt tahrişine neden olduğu gösterilmiştir. Bilimsel inceleme bunun çay ağacı ve lavanta yağı olabileceğini düşünmektedir.

Yukarıda görebileceğiniz gibi, “raf ömrü” farklı yağlar için farklı şeyler ifade eder. Çoğu yağ için, aromalarının taze oldukları zamanki gibi ince, parlak ve güçlü olmaları gerçeğine gelir. Bu şekilde bakıldığında, soğuk preslenmiş narenciye yağları en kısa raf ömrüne sahiptir. Bazı yağlar ise yaşlandıkça daha değerlidir. Sandal ağacı ve paçuli bu grubun en ünlüleridir.

Uçucu Yağları Saklama Koşulları

Tüm bunlar göz önüne alındığında, uçucu yağlarınızın saklama koşulları, ne kadar taze kalacağı konusunda büyük bir fark yaratır. Sıkıca kapatılmış bir şişede, mümkün olduğunca az “hava boşluğu” olan greyfurt, karanlık bir dolapta (veya buzdolabında), aromada herhangi bir değişiklik olmadan en az iki yıl (belki daha uzun) tutulabilir. Soğuk tutulmasa da, karanlık ve serin bir yerde bir yıl boyunca saklanabilir.

Özetle, uzun süre kullanmayı planladığınız yağları satın alıyorsanız, yağlarınızı doğru bir şekilde saklamanız durumunda raf ömrü hakkında hiçbir endişe duymanıza gerek kalmaz.

Yağı bozan faktörler ısı, ışık ve oksijendir. Bu nedenle, ideal koşul serin ve karanlık bir yer olmalıdır. Aynı zamanda yağın bulunduğu şişenin ağzı sıkıca kapalı olmalıdır. Sıcaklıktaki sık değişiklik yağları etkileyebilir, bu çok sık yapılırsa nem toplanmasına neden olabilir.

Sonuç olarak, yağlarınızı düzgün bir şekilde saklıyorsanız, satın aldıkları tarihten itibaren düzenli olarak kullanmayı düşünüyorsanız, “raf ömürleri” konusunda endişelenmenize gerek yoktur.

Uçucu Yağ Kullanırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Birçok yağın çocuklarla veya hayvanlarla kullanılması önerilmez. Çocuklarınız, özellikle de çok küçük çocuklarınız varsa, kullanmadan önce her bir uçucu yağın özelliklerini kontrol ettiğinizden emin olmalısınız. Bir çocuğun uçucu yağla doğrudan temastan ettiğini düşünüyorsanız, kesinlikle çocuk doktoruna danışmalısınız.

Uçucu yağların aşırı kullanımı bazı evcil hayvanlarda karaciğer hasarına neden olabilir. Evinizi hayvanlarla paylaşıyorsanız, lütfen uçucu yağ kullanımınızı sınırlandırmaya çalışın. Evcil hayvanınızda doğrudan uçucu yağ kullanmayı düşünüyorsanız, önce veteriner hekiminizi ziyaret edin.

Aromaterapi, vücudunuzdaki ve zihninizdeki denge ile hayatınızın kalitesini arttırmanın harika bir yoludur. Uçucu yağların kullanımı sadece bir kişinin ruh hali üzerinde derin etkilere sahip olmakla kalmaz, aynı zamanda vücudunuzu da etkileyebilir. Uçucu yağlar çok güçlü olabilir ve özellikle bir çocuğa veya evcil hayvana uygulanırken dikkatli bir şekilde kullanılmalıdır. Aromaterapi dünyası geniş ve karmaşıktır. Faydaları hayatınızı büyük ölçüde etkileyebilir.

uçucu yağ

Uçucu Yağların Raf Ömrü Ne Kadar ve Nasıl Saklanmalı?

Her Yağın Raf Ömrü Aynı Mıdır?

Uçucu yağların raf ömrü hakkında çok fazla bilgi vardır. Bu konu gerçekten de çok değişken. Bu nedenle bunun cevabını bulmak epey zor. Her yağ farklıdır, bazıları zamanla önemli ölçüde değişir, bazıları neredeyse hiç değişmez.

Sandal ağacı yağının gerçek bir “raf ömrü” yoktur. Rafta dilediğiniz kadar bırakabilirsiniz ve bozulma göstermez. Zamanla alfa-santalol seviyelerinde oluşan artışla, aroma ısınır ve terapötik potansiyel artar.

Raf Ömrü Nedir?

“Raf ömrü”, uçucu yağın belirli durumlarda saklanabildiği ve bu süreç boyunca aromatik ve terapötik özelliğini kaybetmediği süredir. Uçucu yağlar (ve CO2 özleri) karmaşık kimyasal karışımlardır. Bu kimyasalların bazıları, başka yollarla oksidasyona veya bozunmaya maruz kalır. Bazen bu bozunma iyi olabilir, bu da daha iyi kokan, potansiyel olarak daha etkili bir uçucu yağ ile sonuçlanır. Diğer zamanlarda bu kimyasal değişiklikler, aromanın “kapalı” olduğu ve terapötik özelliklerin kaybolduğu yağın sertliğine neden olur.

Uçucu Yağların Bozulmasının Nedeni Nedir?

Isı, Işık ve Oksijen (veya çok daha az, yan reaksiyonlar yaratabilecek diğer kimyasal etkileşimler). Bu kuvvetlerin her birinin uçucu yağlarda bulunan kimyasalları etkilemektedir.

Bu duruma örnek olarak greyfurt yağının ideal saklama ritüeli verilebilir.

Greyfurt esansiyel yağı, diğer yağların çoğundan daha kısa bir raf ömrüne sahiptir ve diğer narenciye yağlarıyla birlikte, kapağı sıkıca kapalı olarak soğuk ve karanlıkta tutulmalıdır.

ISI 

Uçucu yağlardaki kimyasalların tümü reaktiviteye veya buharlaşmaya karşı hassastır. Sıcaklığın artması, bu bileşiklerin moleküler hareket veya çarpışmalar nedeniyle birbirleriyle daha serbest bir şekilde karışmasına izin verecektir. Isı genellikle kimyasal seviyede iyi ya da kötü değişiklikleri hızlandırır.

Sıcaklıktaki artış, moleküllerin daha hızlı hareket etmesini ve çarpışma ve potansiyel olarak parçalanma olasılığını artırır.

IŞIK

UV (Ultraviyole), radyasyona neden olan ışığa duyarlı reaksiyonları (ışığa bağlı reaktivite) meydana getirir. Bu reaksiyon yolundan bir şey geçerse, tepki verebilir. Bazı yönlerden bu, sıcaklık reaksiyonlarından çok daha öngörülemezdir, ancak herhangi bir reaksiyonun meydana gelmesi için doğrudan UV ışığına çok fazla maruz kalınması gerekir. Uçucu yağları bir pencerenin yakınında berrak bir şişede saklamak kesinlikle yağların istenmeyen reaksiyonlarına neden olacaktır.

OKSİJEN

Oksijen sorunu (sadece etrafımızdaki değil, atmosferimizin % 21’ini oluşturan), uçucu yağlarda reaksiyonlara başlamakta harika bir seçenektir. Bu reaksiyonlar sıklıkla istenmeyen sonuçlara yol açabilir. Oluşan bu oksidasyon, yağın sıcaklığını her artırdığımızda hızlanır. Sonuç olarak, bir yağın stabil kalmasını sağlamak için, ısıya, ışığa veya oksijene maruz bırakılmaması gerekmektedir.

Raf Ömürlerine Göre Uçucu Yağlar

Monoterpen Zengin Yağlar: 1-3 yıl (Greyfurt, Portakal)

Monoterpenol Zengin Yağlar: 2-4 yıl (Çay Ağacı Yağı)

Sesquiterpen Zengin Yağlar: 6-10 yıl (Paçuli, Sandal Ağacı Yağı, Zencefil)

Bu, herhangi bir yağın raf ömrünü anlamanın harika bir yoludur.

Deney Yaparak Uçucu Yağa Neler Olacağını Görün

Herhangi bir depolama önerisine uymadığınızı ve pencere pervazının yanındaki bir şişede soğuk preslenmiş bir narenciye yağı bıraktığınızı varsayalım.

Yağınıza tam olarak ne olur?

Önce sıcaklık yağın uçucu bileşenlerini uzaklaştırır.

Temel olarak, yağ kimyasal bileşiğin kaynama noktasına yaklaşacak ve uçucu hale gelmeye ve çözeltiyi bir arada bırakana kadar buharlaşmaya başlayacaktır. Buradaki yağ örneğimizde ışığa karşı çok hassas olan limon yağı var.

Şişede bulunan oksijen miktarı da oksidasyonun artmasına neden olabilir. Şişenizde daha fazla oksijen, limon ile daha fazla çarpışma anlamına gelir ve bu nedenle degradasyon yolunda gitme şansı artar.

Yağları mümkünse düşük sıcaklıkta ve hatta buzdolabında saklayın. Yağ sıcaklığını tutarlı tutun. (buzdolabının içine ve dışına hareket eden yağlar yalnızca bu sıcaklığa bağlı reaksiyonlarla oynayacaktır ve bundan kaçınılmalıdır.) Bu nedenle “serin, karanlık bir yer” tercihi en iyisi olacaktır.

uçucu yağ

Geçmişten Günümüze Uçucu Yağların Tarihi

Uçucu yağların Mısırlılar, Yunanlılar, Romalılar ve Persler tarafından kullanıldığını kanıtlayan pek çok tarihsel kanıt var. Eski Mısır’da, uçucu mumyalama için kullanılırken, diğer bitkisel yağlar da zihinsel rahatlama ve terapötik kullanım için kullanıldı.

Tıbbın babası olarak adlandırılan Hipokrat, ağrıyı ve çeşitli rahatsızlıkları gidermek için bitki yağları kullanmaktaydı. Yağ banyoları, yağ masajları ve uçucu yağlardan hazırlanan kozmetik ürünlerini araştırarak bitki yağlarının faydalı etkilerini tespit etti. Bitkisel yağların kullanımının önce Mısır’da ortaya çıktığı (mumyalama için)bilinmektedir. Daha sonra yaralı gladyatörleri tedavi etmek için yağları kullanan Yunanlılara ve Romalılara yayıldığı konusunda bir fikir birliği bulunmaktadır.

Romalılar oldukça iyi kimyagerlerdi ve bitkilerden, çiçeklerden yağ çıkarma konusunda bilgiliydiler. Doğu Hindistan ve Arabistan’dan hammadde ithal ederek yeni yağ bileşimleri hazırladılar. Fars medeniyetinde yapılan en önemli keşif, gerçek uçucu yağlar üreten bitkilerin buharla damıtılmasıydı. Daha önceki yöntemler sadece bitkisel su üretmişti. İbn Sina, bir ilaç oluşturmak için bitkilerin buharla damıtıldığı bir boru icat etti. Ayrıca alkol ve parfümü damıtan ilk kişi oldu.

Eski Çin tıbbı metinlerinde, çeşitli rahatsızlıkların tedavisinde otların kullanımıyla ilgili kanıtlar da vardır. Çinliler tarafından bitkisel ilaçların kullanımı, Mısırlılarla aynı zaman dilimine denk geliyor.

19. yüzyılda parfüm ve kozmetik olarak pazarlanan uçucu yağlar üretmek için birçok sanayi kurumu kuruldu.

Aromaterapi tarihi Hindistan’da yaklaşık 3000 yıldır süregelen ayurveda adı verilen tedavi şeklinde kullanılmaktadır. Bugün bile, bu ilaç şekli çok popüler olmaktadır. Hindistan’da bir şehir olan Kerela, şifalı bitkiler ve uçucu yağlar üretmekle ünlüdür; bu bitkilerin tıbbi özellikleri iyi bilinmektedir ve dünyanın her yerinden insanları çeşitli hastalıkların tedavisi için kendisine çekmektedir.

Uçucu Yağların Değeri Tarih Boyunca Yükseldi

Tarihsel olarak, koku duygusu insanın hayatta kalması için her zaman önemli olmuştur. Yeni doğmuş bir bebek, görme yeteneği gelişene kadar annesini esas olarak koku ile tanır ve odaklanmayı öğrenir. İlk insan için koku alma hissi hayvanlar için olduğu kadar önemliydi. İnsanlar ve hayvanlar feromon yayar.

Ürettiğimiz feromonlar diğer hormon seviyelerindeki dalgalanmalardan etkilendiğinden duygusal durumumuzu gösterebilirler. Örneğin, kaygı zamanlarında üretilen adrenalinin yükselmesi, korku “kokusu” yaratabilir. Kokulara çok açık olan hayvanlar, insanlarda bu duyguları kolayca tespit edebilir. Hepimiz feromon yaymak ve diğer insanların feromonlarına tepki vermekle birlikte, bu fonksiyon bilinçaltı bir seviyede gerçekleşir.

Apokrin bezleri de ayak tabanlarında bulunur, onlardan oluşturulan feromon molekülleri iki haftaya kadar yerde kalır. İlkel kabileler, nispeten yakın zamana kadar, zemini koklayarak diğer insanların yakınlığını tespit ettiler.

İlk insan, hayatta kalma ve üreme için koku duyusunu diğer hayvanlarla aynı şekilde kullansa da, mevcut kültürümüz, duygu anlamında koku duyusuna çok az dikkat ediyor. Temel olarak koku duyumunu kozmetik bir şekilde kullanmaktayız.

Kokuların insan ruhu üzerindeki etkilerinin kültürel önemi de yavaş yavaş aşınmıştır. Bir zamanlar, tapınaklarda günlük tütsü yakılırdı (bugün hala bazı dini hizmetlerin önemli bir parçası olarak kullanılıyor, ancak daha önce olduğu kadar değil). Konutların zeminine kokulu bitkiler ve çiçekler saçılırdı. Kokular genellikle hastalık ile ilişkiliydi. Kötü bir koku, vebanın bir parçasıydı ve en erken belirtilerden biri olduğuna inanılıyordu. Hem kötü hem de kendine özgü bir kokuya sahip olduğu söyleniyordu. Veba kurbanlarının nefesi, zamanın doktorları tarafından “çürümüş et” veya “kadavra” olarak tanımlandı.

Kötü kokunun, hastalığa yakalanma yöntemlerinden biri olduğu düşünüldüğü için, hala sağlıklı olanlar, yüksek parfümlü çiçek ve baharatları yanlarında taşıdı. Bunları burnunlarına tutarak zehirli havada taşınan enfeksiyonu önlediğine inandılar. Orta Çağlarda ve hatta daha sonra, hoş kokular sağlığın ve hastalığa karşı bağışıklığın önemli bir parçası olarak kabul edildi. 1348 veba sırasında, Fransız doktorlar yaz koruması için gül, sandal ağacı, renuphar, sirke, gül suyu, kafur ve soğuk elma gibi soğuk aromatik bitkilerle nefes almayı reçete ettiler. Kışın aloe, kehribar, sığla ağacı ve hindistancevizi gibi sıcak aromatikler önerildi.

Çağlar boyunca, kokuların insan ruhu üzerinde derin bir etkisi olmuştur.

uçucu yağ

Uçucu Yağlar Nasıl Güvenli Kullanılır?

Uçucu yağların güvenliği tüm aromaterapistler ve uçucu yağ üreticileri için oldukça önemlidir. Kullanıcıların yüksek kaliteli, terapötik kalitede uçucu yağlar almalarını sağlamak için tesislerde gerçekleştirilen bir dizi protokol vardır. Bu, her yağın sağlam testini de içerir. Yağlar test edildikten sonra şişelenene kadar UV ışınlarına dayanıklı cam kaplarda soğuk ve karanlık bir odada saklanır. Ürünün etiketi, aşağıdaki bilgilerin tümünü içerir.

Bunlar;

  • Botanik bitkinin adı
  • Ekstraksiyonda kullanılan bitkinin bir kısmı
  • Menşei ülke
  • Ekstraksiyon Yöntemi

Ayrıca, tesise giren her yağın kendisine tahsis edilen çok sayıda numarası vardır, bu da tüm kimyasal bileşenleri içeren GC / MS raporunun yanı sıra beş fiziksel özellik testinin sonuçlarını içeren bir rapora bağlıdır.

Uçucu yağlar son derece konsantre sıvılardır ve azami dikkat ve önlemle kullanılmalıdır. Aromaterapi ve uçucu yağlar konusunda yeniyseniz, kullanmayı planladığınız yağların oral ve dermal toksisite de dahil olmak üzere olumsuz reaksiyonlara sahip olup olamayacağını ve hangi yağlardan kaçınılması gerektiğini araştırmanızı öneriyoruz.

Genel Güvenlik Önlemleri

Uçucu Yağın Zararları

Belirli bir seviyede toksik veya zehirli etkileri olan bir dizi yağ vardır. En büyük tehlike oral toksisite veya uçucu yağların yutulmasıdır. Yağlar, genellikle tek bir doz içeren ve yeterince yüksek bir dozla akut toksisiteye sahip olabilir. Bu nedenle ölümcül olabilir. Yağlar, uzun süreli küçük dozların kullanılmasının bir sonucu olan kronik toksisiteye de sahip olabilir. Kronik toksisitenin sonucu genellikle organ dokusu hasarıdır ve bu da karaciğeri ve böbrekleri etkiler.

Oluşabilecek Cilt Reaksiyonları

Bir yağdan olumsuz bir cilt reaksiyonu geçirmekten endişe ediyorsanız, bir alerji testi yapmanız önerilmektedir.

Alerji testi yapabilmek için;

  • Kullanmayı planladığınız yağı iki damla dökün ve 48 saat boyunca önkolun iç kısmında bekletin.
  • Hassasiyeti test etmek için ikinci kez tekrarlayın.
  • Eğer alerjik reaksiyon görürseniz, bol su ile yıkayın.

Uçucu Yağlar Nasıl Hazırlanır ?

Uçucu yağlar asla doğrudan cilde uygulanmaz. Her zaman bir taşıyıcı yağ ile seyreltilmelidir. Uçucu yağların, doğal olarak uçucu ve yüksek konsantrasyonlu olması nedeniyle, kullanıcı güvenliği açısından uygun şekilde seyreltilmesi gerekir.

Genellikle, 30ml taşıyıcı yağa birkaç damla uçucu yağ kullanılır. En çok kullanılan taşıyıcı sabit yağlar badem yağı ve zeytinyağdır.

Seyreltmek için birçok taşıyıcı yağ olduğu gibi, bunlar tek seçenek değildir. Losyonlar, kremler, butter lar, şampuanlar, saç kremleri, kastilya sabunu ve aloe vera jelleri yağlarınızı seyreltmek için harika seçimlerdir.

Alerji testi yapmak için:

Uçucu yağlar alerji testi için kullanılması planlanan konsantrasyon oranının iki katı bir taşıyıcı sabit yağda seyreltilmeli ve bu karışım önkolun iç kısmında çeyrek büyüklüğünde bir alana sürülmelidir.

24-48 saat süresince vücudunuzda herhangi bir alerjik cevap oluşmuyorsa, kullanımını güvenli olarak kabul edebilirsiniz.

Bazı insanlar esansiyel yağlara daha önce birçok kez kullandıktan sonra alerji geliştirdiğini bildirmektedir. Yeni bir alerjik tepki oluştuğu takdirde, hemen kullanımın bırakması ve aromatic olarak solunumundan da kaçınılmalıdır.

Cilt reaksiyonları tamamen seyreltmeye bağlıdır ve riski en aza indirmek için güvenlik yönergeleri uymak gereklidir. Basitçe söylemek gerekirse, olumsuz reaksiyonları ve sistemik toksisiteyi en aza indirmek için cilde uygulamadan önce uçucu yağları seyreltmek gerekir.

  • 0-3 aylık bebekler için %0,1- 0,2 oranında seyreltme, (60ml sabit yağa 1-2 damla uçucu yağ)
  • 3-24 aylık bebekler için %0,25-0,5 oranında seyreltme, (30ml sabit yağa 1,5-3 damla uçucu yağ)
  • 2-6 yaş çocuklar için %1 oranında seyreltme, (30ml sabit yağa 6 damla uçucu yağ)
  • 6-15 yaş çocuklarda %1,5-3 oranında seyreltme, (30ml sabit yağa 9-18 damla uçucu yağ)
  • Bölgesel rahatsızlıklar için %3 seyreltme, (30ml sabit yağa 18 damla uçucu yağ)
  • Kısa süreli kullanımlar için %5 seyreltme, (30ml sabit yağa 30 damla uçucu yağ)
  • Akut kullanımlar için %10 seyreltme (30ml sabit yağa 60 damla uçucu yağ)

olarak kullanım önerilir.

Uçucu yağların yutulması önerilmez. Ağız yoluyla topikal olarak alınan uçucu yağların karaciğere veya böbreklere zarar verme ihtimali vardır.

Ayrıca diğer ilaçlarla etkileşime neden olabilirler ve bağırsakta beklenmedik reaksiyonlara yol açabilir.

Aromaterapi tamamlayıcı bir terapidir. Hastalıklar, döküntüler veya hastalıklar için bir tedavi sağlamaz, ancak çeşitli durumların geleneksel tedavisini destekleyebilir.

Uçucu Yağlar Nasıl Elde Edilir ?

Narenciye yağları soğuk presleme yöntemi ile ve hassas çiçeklerin uçucu yağları buhar ise damıtma yoluyla çıkarmak için gereken yüksek sıcaklıklara dayanamayacağı için daha gelişmiş bir yöntemlerle elde edilir.

Bu yöntemlerden biri olan ekstraksiyondan sonra, elde edilen uçucu yağ, geldiği kaynağın aromasını ve terapötik özelliklerini içeren oldukça konsantre bir sıvıdır. Aromaterapide kullanılacaksa bu yağa hiçbir şey eklenmemeli veya bu yağdan çıkarılmamalıdır. Maksimum terapötik fayda elde etmek için, uçucu yağlar tam olarak %100 saf ve doğaldan geldikleri gibi olmalıdır.

Uçucu yağlar üç ana yöntem kullanılarak üretilir;

  • Damıtma (distilasyon) yontemi:

Uçucu yağların büyük çoğunluğu buhar damıtma ile elde edilmektedir. İşlem, uçucu yağ içeren bitki bölümlerinin buhar üretmek için yapılan buhar kazanları içerine direkt buhara maruz bırakılması veya sıcak suya batırılmasını içerir. Bu yöntemle bitkide bulunan uçucu yağ çözünür ve buhara karışır ve buhar tekrar soğutulur. Bu proses sonunda uçucu yağ ve yoğuşan buhar suyu aromatik sular veya hidrosoller olarak elde edilir. Hidrosollere örnek olarak; gül veya lavanta suyu genellikle cilt toneri olarak kullanılır.

  • Soğuk presleme yöntemi;

Çoğu turunçgil esansiyel yağı, soğuk presleme yöntemi ile üretilir. Turunçgillerin kalın derisinde uçucu yağın küçük cepleri vardır, bir narenciye meyvesini kestiğinizde uçucu yağın kokunun püskürdüğünü fark etmişsinizdir. Uçucu yağ, bitkilerin meyveyi hastalıktan ve diğer zararlılardan koruma yoludur. Soğuk ekstraksiyon işleminde turunçgillerin kabuğu bir makine tarafından soyulur ve toplanır. Bu yöntem, narenciye esansiyel yağlarının ısıya duyarlı olması ve hızla buharlaşması nedeniyle kullanılır.

  • Efleurage

Güller ve diğer narin çiçekler için geleneksel olarak kullanılan çok nazik bir ekstraksiyon yöntemi. İlk olarak bitki materyalinin yağa preslenmesinin, bitkinin uçucu yağını çıkarabildiği bulunmuştur. Daha sonra yağ yerine uçucu yağlar alkol çözeltilmeye başlandı. Günümüzde bitkiler bir kimyasal çözücü veya sıvı CO2 içine daldırıla ekstraksiyon işlemi yapılmaktadır.

Uçucu yağları incelemek ve satın almak için Uçucu Yağlar sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Uçucu yağların nasıl kullanıldığını görmek için ise Uçucu Yağlar Nasıl Kullanılır? blog yazımızı inceleyebilirsiniz.

Uçucu Yağlar Nasıl Kullanılır ?

Uçucu yağları kullanmanın 3 yolu vardır;

  • Soluma
  • Topikal
  • Dahili (Yeterli araştırma bulunmadığı için uçucu yağların yutulması güvenli değildir.)

SOLUMA

Uçucu yağ bir buhar kabı, difüzör veya sprey kullanılarak havaya karıştırılır. Örnek olarak; bir buhar banyosunda solunabilinir.

Hoş bir koku vermenin yanı sıra, aromaterapi yağları solunum dezenfeksiyonu, dekonjestan ve psikolojik faydalar sağlayabilir.

Uçucu yağların solunması, beynin burun ve beyin de dahil olmak üzere kokuya bağlı kısmı olan koku alma sistemini uyarır.

Uçucu yağ solunduğunda, burun veya ağıza giren aromatik molekül parçaları iki yoldan vücudumuz girer;

1) Akciğerlerimize ve

2) Beynin limbik sistemine.

Akciğerler yoluyla, uçucu yağlar tüm vücut boyunca taşındıkları kan akışına ve oradan vücudun diğer bölgelerine geçer.

Moleküller beyne ulaştıklarında, duygular, kalp atış hızı, kan basıncı, solunum, hafıza, stres ve hormon dengesine bağlı limbik sistemi etkilerler. Koku duygusu, güçlü fizyolojik, zihinsel ve duygusal tepkiler ortaya çıkarabilen bir araçtır. Uçucu yağlar, beyninizin anıları ve duyguları depolayan bir parçası olan limbik sisteme doğrudan bağlantısı olan koku reseptörleri tarafından hızla emilir. Bazı uçucu yağlar canlandırıcı etkiler yaratırken, diğerleri daha yatıştırıcıdır. Bu şekilde, uçucu yağlar vücut üzerinde ince ancak bütünsel bir etkiye sahip olabilir.

SOLUMA YÖNTEMLERİ

  • Elektrikli Difüzör

Bir elektrikli difüzör etkileyici kokular oluşturmak ve odada bunları yaymak keyif verecektir. Bu dağıtıcılar havada temel yağlari dağıtmak için en etkili yoldur. Akciğer, kan ve beyni etkileyen hastalıkların yanı sıra duygusal ve zihinsel sağlık için önerilirler. Bir difüzör, yağları ince bir sise dönüştürebilir, bu da aromanın solunmasını kolaylaştırır.

  • Buhurdanlık (Brulör)

Altına mum (doğal balmumu tercih edilmeli) yerleştirilen buhurdanlığın üst kısmına bir miktar suya birkaç damla uçucu yağ damlatılarak kullanılır. Bu yöntem, uçucu yağın kokusundan ve terapötik etkisinden faydalanmanın en kolay yoludur.

  • Buhar soluma

Buhar soluma yaygın olarak soğuk algınlığı ve grip gibi solunum yolu hastalıklarının tedavisi ile ilişkilidir. Bir kase sıcak suya yaklaşık 10 damla Okaliptüs, Nane veya Çam uçucu yağı ekleyin, sonra kasenin üzerine yaslanın ve nefes alırken başınızı yaklaşık on dakika boyunca bir havluyla örtün.

  • Mistler ve Spreyler

Evinizdeki veya ofisinizdeki havayı hızlı bir şekilde arındırmak ve serinletmek istiyorsanız, Aromaterapi hava spreyi yapabilirsiniz. Bunu yapmak için, önce bir sprey şişesini damıtılmış suyla doldurun. Ardından, her bir ons su için istediğiniz uçucu yağı 5-10 damla ekleyin. İyice çalkalayın ve odanın etrafına gereken sıklıkla ​​püskürterek kullanın. Her yeni spreyden önce iyice çalkalamayı unutmayın!

  • Aromatik Banyo

Banyo yapmak zevkli, son derece dinlendirici olabilir ve banyo suyunuza uçucu yağlar eklemek faydaları on kat artırabilir. Bu keyfi banyo suyuna 5-6 damla uçucu yağ (veya karışım) ekleyerek başlayın. Uçucu yağlarla banyonuzda hoş kokulu bir ortam oluştururken, uçucu yağlar cilt gözeneklerine girer ve yorgun kaslarınızı gevşetir.

  • El veya ayak banyosu

Bir kap ılık suya 10 damla uçucu yağ ekleyin. El ve ayak banyosu, cilt enfeksiyonlarını, artriti veya zayıf dolaşımı tedavi etmek için kullanışlıdır.

  • Aromaterapi Mumları

Mumlar güzel bir atmosferi oluşturmak, ambiyansı iyileştirmeye yardımcı olmak için kullanılabilir. Vücudunuza ve duygularınıza olumlu bir etki sağlarken, harika bir iyileştirme sağlamak için evinizin veya ofisinizin herhangi bir odasında kullanılabilirler. Buradaki önemli olan nokta, uyandırmak istediğiniz duygu ve / veya duyuya uygun kokuyu seçmektir.

  • Doğal Parfüm

Kendi parfüm bazınıza uçucu yağlar eklemek, kimyasallarla dolu markalı bir parfüm almaktan çok daha avantajlidir.

Uçucu Yağları Aromatik Olarak Kullanmanın Diğer Yolları:

Uçucu yağları kullanmanın en hızlı ve en basit yöntemi. Uçucu yağlar doğrudan şişeden solunabilir Hızlı bir şekilde etki almak veya ruh halinizi iyileştirmeye yardımcı olmak için mükemmeldir.

İsterseniz, elinizin avuç içine birkaç damla esansiyel yağı yerleştirerek, burnunuzun etrafında çukurlaştırarak ve derin nefes alarak aynı sağlık yararlarını elde edebilirsiniz.

Bir çanak içine yerleştirdiğiniz çam kozalaklarına damlatarak uçucu yağı odanıza yayın.

Pamuk topuna yağ uygulayın ve aracınızın hava menfezlerine yerleştirin.

Mobilya, halı veya çarşaflar üzerine sulu bir sprey şişesi ile yağları püskürtün.

Bir çamaşır veya kurutma makinenize uçucu yağ ekleyin.

Ev tipi yüzey temizleyicilerinde kullanarak evinizin havasını değiştirin.

TOPİKAL UYGULAMALAR

Cilt bakım ürünleri (kremler, losyonlar, balmlar vs.), uçucu yağlar, taşıyıcı ve sabit yağlar ve masaj yağları ile banyo ürünleri direkt cilt tarafından emilirler. Yağın uygulanacağı alana masaj yapmak dolaşımı ve emilimi artırabilir. Bazıları, ter bezleri ve el başları veya avuç içi gibi saç köklerinde daha zengin olan alanların yağları daha etkili bir şekilde emebileceğini iddia eder.

Topikal uygulamalar çoğunlukla kas ağrıları için ve cilt iyilestirme ve gençleştirme için destek olarak kullanılır. Topikal olarak kullanıldığında, uçucu yağlar çoğunlukla Badem, Fındık, Zeytin veya başka bir “yağ asidi” içeren bir taşıyıcı yağda seyreltilir.

TOPİKAL UYGULAMA YÖNTEMLERİ

  • Cilt Bakım Uygulamaları

Ticari kozmetiklerini değiştirmek isteyen tamamen doğal ürünler kullanmak isteyenler, uçucu yağların faydalarından da yararlanabilir. Doğru emülsiyon aşamalarında tariflere eklendiğinde nemlendirici kremler, losyonlar ve sabunlar gibi ev yapımı güzellik ürünlerinin faydalarini artırabilirler. Sadece kokuları için eklenebilirler veya kullanıcının istediği güzellik idealine göre terapötik özelliklerine göre eklenebilirler.

Stresin azaltılmasından enfeksiyonlara karşı cildin korunmasına kadar çeşitli amaçlar için kullanılabilirler. Nemlendiricilerin yaşlanma görünümünü azaltma kapasitesini artırarak, uçucu yağlar yumuşak, lekesiz bir cilt görünümü sağlar. Kozmetikleri özelleştirmek için seçilen yağlar genellikle iyileşme, yaşlanma karşıtı, anti-enflamatuar, ve sıklıkla hücre rejeneratif yeteneklerine sahip olduğuna inanılan anti-septik özelliklere sahiptir.

Uçucu yağlarla yapılmış kozmetiklerin kullanılmasının diğer potansiyel olumlu sonuçları arasında cilt koşullarının daha hızlı iyileşmesi, ağrılı kaslardaki ağrıların hafifletilmesi, kan dolaşımının iyileştirilmesi ve sindirim hızının artması sayılabilir. Cildi detoksifiye etmek, tonlamak ve ferahlamak için yüz maskelerine eklenebilirler.

Şampuan, saç kremi ve saç serumu ve maskeleri gibi saçlar için kullanılan kozmetiklerde kullanılan uçucu yağlar sağlıklı saçların görünümünü teşvik eder. Nemi artırarak kafa derisini yatıştırır, böylece kaşıntı ve kızarıklığı hafifletir.

  • Aromaterapi Masajı

Masajda kullanıldığında, cilde uçucu yağlar (genellikle taşıyıcı yağlarla seyreltilir) uygulanır. Bunu yaparken, bu yağlar cilt tarafından emilir ve vücuda ve kan dolaşımına karışır. Bu kokulu yağ karışımlarını yorgun kaslara uygulamak, rahatlamak ve gevşemek için en güzel yollardan biridir. Aromaterapi masajı için en uygun ürünleri Uçucu Yağlar sayfasından inceleyip satın alabilirsiniz.

  • Kompres

Kompres kas veya eklem ağrısı için kullanılır ve aynı zamanda sindirim veya solunum şikayetleri için de kullanılabilir. Orta boy bir kase suya 3 damla kadar uçucu yağ ekleyerek bir kompres yapın. Bir küçük havluyu suya batırın ve fazla nemi sıkın. Havluyu tedavi alanına uygulayın ve kompres soğudukça veya 10 dakikaya kadar ısındıkça tekrarlayın.

Uçucu yağların elde edilme yöntemleri için Uçucu Yağlar Nasıl Elde Edilir? adlı blog yazımızı inceleyebilirsiniz.

Uçucu Yağlar Nedir, Nasıl Kullanılır ?

Uçucu yağlar, şifalı aromatik bileşiklerin bitkilerden ekstraksiyon işlemi ile çıkarılmasıyla oluşan çok konsantre bitki özütleridir. Bitkiye karakteristik kokusunu veren ve çıkarıldığı bitkinin iyileştirici gücünü içeren moleküllerdir. Doğru kullanıldığında, modern ilaçların aksine uçucu yağlar çok çeşitli sağlık yararları sağlar, yan etkileri yoktur.

Uçucu yağlar, yaklaşık altı bin yıldır insanoğlunun sağlık ve ruh halini iyileştirmek için kullanılmaktadır.

1997 yılında, Uluslararası Standartlar Örgütü (ISO), uçucu bir yağı “su veya buharla damıtma yoluyla veya mekanik bir işlemle veya kuru damıtma ile narenciye dış kabuğundan elde edilen bitkisel hammaddeden elde edilen bir ürün” olarak tanımladı.

Bir şişe saf, katkısız uçucu yağ açtığınızda, duyularınız uzaktan bile olsa güçlü aromasıyla etkilenir. Burnunuzun tespit ettiği şey, uçucu yağın doğal olarak oluşan elementleridir.

Uçucu bir yağın kimyası son derece karmaşıktır ve tipik bir yağ örneği, alkoller, aldehitler, esterler, ketonlar, laktonlar, fenoller, terpenler ve seskiterpenler gibi aromatik bileşenlerin ayrıntılı bir karışımını içeren terapotik bilesenlerdir.

Doğal kimyasalların bu karmaşık karışımı, uçucu yağları bu kadar etkili iyileştirici maddeler yapan en önemli şeydir.

Her uçucu yağ doğal yapısında değişir, bu nedenle aroma ve faydalar da benzersizdir. Örneğin, Lavanta yağı, cilt tahrişlerini yatıştırmak, endişe ve gerginlik duygularını azaltmak ve uyku için huzurlu bir ortam sağlamak için etkili kılan elementler içerir. Okaliptüs yağı canlandırıcıdır ve kas ağrılarını hafifletir, ayrıca çok güçlü bir antiseptik ajandır.

Hayatınızı Daha Doğala Dönüştürmek için Uçucu Yağları Kullanın

Günlük yaşamımızda kullandığımız birçok ürün sentetik kimyasallarla doludur. Bu doğal olmayan ürünler maalesef bizlerin düşünme ve hissetme, aynı zamanda hayat biçimimizi olumsuz yönde etkiler.

Saf uçucu yağlar sentetik ürünlere bir alternatif sunar. Uçucu yağlar doğal ürünlerden daha fazlasıdır. Her biri benzersiz bir kimyasal yapıya sahip olan uçucu yağlar, vücut ve zihin için düzinelerce faydaya sahiptir. Uçucu yağ yararları, bitkilerin kimyası tarafından belirlenir. Bu doğal kimyasallar uygun şekilde ayarlanırsa, günlük yaşamınızda fiziksel, zihinsel ve duygusal olarak size yardımcı olmak için kullanılabilir.

Uçucu Yağlar Yeni Bir Trend Değil

Son birkaç yılda uçucu yağlar hakkında çok şey duymaya başladığınızı düşünüyor musunuz? Uçucu yağların yeni bir trend olduğunu düşünürken, bitki özleri ve bitki bazlı ürünler geçmişin geleneklerine kök salmıştır. Uçucu yağlar dünyadaki eski medeniyetler tarafından şunlar için kullanılmıştır:

  • Aromaterapi
  • Kişisel Bakım
  • Sağlık uygulamaları
  • Dini törenler
  • Güzellik bakımları
  • Gıda hazırlamak

Günümüzde Uçucu Yağlar Nasıl Kullanılır?

Tarihsel olarak, uçucu yağlar kültürel uygulamaların ve geleneklerin bir parçası olarak kullanılmıştır. Bununla birlikte, günümüzde uçucu yağların etkili doğal sağlık yararları için daha çeşitli günlük uygulamalarda ve rutinlerde etkili ve güvenli bir şekilde kullanılabileceğini gösteren artan bilimsel kanıtlara ve araştırmalara sahibiz.  Bugün, uçucu yağlar yemek pişirme, ev temizliği, kişisel hijyen, uyku, bağışıklığı artırma, duygusal sağlık, kilo yönetimi ve çok daha fazlası için kullanılabilir. *

Uçucu yağları kullandığınızda, yaşamınızda ve evinizde daha doğal çözümler ve daha az toksik, sentetik olarak üretilen ürünler olacaktır.

Uçucu yağların aşağıdaki sağlık problemlerde hastalığın etkilerini azalttığı gösterilmiştir:

  • Mide bulantısı
  • Ağrı ve vücut ağrıları
  • Anksiyete, ajitasyon, stres ve depresyon
  • Yorgunluk ve uykusuzluk
  • Kas ağrıları
  • Baş ağrısı
  • Dolaşım problemleri
  • Adet sorunları
  • Menopoz problemleri
  • Alopesi veya saç dökülmesi

Sindirim sorunları nane yağından yararlanabilir, ancak yutulmamalıdır.

Uçucu yağların bazı kullanım yöntemleri

Farklı yağların farklı kullanımları ve etkileri vardır.

  • Fesleğen uçucu yağı konsantrasyonu keskinleştirmek ve bazı depresyon belirtilerini hafifletmek için kullanılır. Baş ağrısı ve migreni rahatlatabilir. Hamilelik sırasında kaçınılmalıdır.
  • Bergamot uçucu yağı, sindirim sistemi ve idrar yolu için yararlıdır. Okaliptüs yağı ile beraber, stres veya geçlerdeki hormonal değişiklikler vb. sebeplerle oluşan cilt problemlerini hafifletmekte fayda sağlayabilir.
  • Biberiye uçucu yağı, sinir ve dolaşım sistemlerine fayda sağlayabilir.
  • Karabiber uçucu yağı, dolaşımı arttırmak, kas ağrılarını azaltmak ve çürüklerde hızlı iyileşme sağlamak için yaygın olarak kullanılır. Zencefil ile birlikte, eklem ağrıları olan artrit ağrılarını azaltmak ve vücuttaki esnekliği arttırmak için kullanılır.
  • Papatya uçucu yaği egzamada rahatlatıcıdır.
  • Citronella uçucu yağı limon otu ile aynı familyadandır ve böcek kovucu görevi görür.
  • Karanfil uçucu yağı, diş ağrısı için yaygın olarak kullanılan bir ağrı kesicidir olarak kullanılır. Aynı anda kusmayı ve mide bulantısını önlemek ve bağırsak gazını önlemekte kullanılır. Ayrıca, Antimikrobiyal, antioksidan ve antifungal özellikleri vardir.
  • Okaliptüs uçucu yağı, soğuk algınlığı veya gripte sinüs tıkanıklarını hafifletmeye yardımcı olabilir. Genellikle nane ile beraber kullanılır. Okaliptüs alerjisi olanlarda dikkatli olunmalıdır.
  • Itır uçucu yağı cilt problemlerinin çözümünde, stresi azaltmak ve de bir sivrisinek kovucu olarak kullanılabilen hoş kokulu bir yağdır. Yaprakları çay olarak da kullanılır.
  • Yasemin uçucu yağı afrodizyak olarak bilinir. Araştırmalar yasemin kokusunun uyanıklıkla bağlantılı olan beta dalgalarını arttırdığını göstermiştir. Bir uyarıcı olarak kan akışını artırabilir.
  • Lavanta uçucu yağı, küçük kesikler ve yanıklar için ve gevşeme ve uykuyu arttırmak için antiseptik olarak kullanılır. Baş ağrısı ve migren semptomlarını hafiflettiği söylenir.
  • Limon uçucu yağının ruh halini iyileştirdiği ve stres ve depresyon belirtilerini hafifletmeye yardımcı olduğu söylenir.
  • Biberiye uçucu yağı saç büyümesini teşvik edebilir, hafızayı artırabilir, kas spazmlarını önleyebilir ve dolaşım ve sinir sistemlerini destekleyebilir.
  • Sandal ağacı uçucul yağının bazıları tarafından afrodizyak niteliklere sahip olduğuna inanılmaktadır.
  • Çay ağacı uçucu yağının antimikrobiyal, antiseptik ve dezenfektan özelliklerine sahip olduğu söylenir. Akne, yanık ve ısırıkların tedavisinde çay ağacı uçucu yağı cilt bakım ve şampuan ürünlerinin muhteviyatındsa yaygın olarak kullanılır. Ağız temizleme ürünlerinde de bulunur, ancak toksik etkisi nedeniyle asla yutulmamalıdır.
  • Kekik uçucu yağı, sinirlilik ve stresi azaltmakta yardımcıdır ve yorgunluğa da faydalı olduğu bilinmektedir.
  • Civanperçemi uçucu yağı, soğuk algınlığı ve grip semptomlarını tedavi etmek ve eklem iltihaplanmasını azaltmak için kullanılır.